Diyanet Sen Gaziantep Şube Başkanı Göral: Ramazan’ın Rahmet ve Bereket İklimini Hakkıyla Değerlendirmeliyiz


Diyanet-Sen Gaziantep Şube Başkanı Müslüm Göral, Ramazan ayı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

post

 Güncel    17.02.2026 17:00:20    Bu İçerik 159 kez görüntülendi.


Ramazan Rahmet ve Mağfiret Mevsimidir

Göral, Ramazan ayının manevi atmosferine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Ramazan ayının rahmet, bereket ve mağfiret ikliminden en güzel şekilde faydalanmış olmak için orucumuzu ve diğer ibadetlerimizi Allah’ın rızasına uygun söz, tutum ve davranışlarla bütünleştirmemiz gerektiğini asla unutmamalıyız.

Rahmet ve bereket mevsimine yeniden kavuşmanın heyecanı ve mutluluğu içindeyiz. Bizleri tekrar bu mübarek mevsime kavuşturan Yüce Allah’a sonsuz hamd ü senalar ediyoruz. Ramazan ayının ülkemiz, milletimiz, âlem-i İslam ve bütün insanlık için hayırlar getirmesi için Cenab-ı Mevla’ya niyazda bulunuyoruz.

Huzur ve bereketiyle gelen ramazan ayı, bizleri iman, salih amel ve güzel ahlakla tezyin edilmiş bir hayatın idrakine erdiren manevi bir eğitim dönemidir. İbadet şuurunun arttığı, iradelerin sabır ve tevekkülle eğitildiği, şefkat ve merhametin kuşanıldığı, gönüllerin bencillik ve tamahkârlık hastalığından kurtarıldığı bu ayda müminler, huzurlu bir iklimin manevi hazzını yaşarlar.”

Kur’an Ayı ve Oruç Eğitimi

Göral, Ramazan ayının Kur’an ayı olduğuna işaret ederek şöyle devam etti:

“Hiç şüphesiz ramazan ayını önemli kılan en büyük özellik; insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delili Kur’an-ı Kerim’in bu ayda, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nde nazil olmaya başlamasıdır. O Kur’an ki onunla irtibat kuran yücelir. Onu kılavuz edinen istikamet bulur. İnsana Rabbini, kainatı, hayatı, varoluşun gayesini tanıtan Kur’an, hak ve hakikatin, adalet ve merhametin, edep ve hikmetin, dahası bütün yüceliklerin kaynağıdır. İffetli ve onurlu bir hayatın, adil ve huzurlu bir dünyanın inşası, ancak onun ilke ve değerleriyle mümkündür. İnsanlık için bir hidayet, rahmet ve şifa kaynağı olarak gönderilen Kur’an-ı Kerim’le mübarek kılınan ve bünyesinde birçok ibadeti barındıran ramazan ayına mahsus ibadetlerin başında ise oruç ibadeti gelir. Oruç, bir irade, terbiye ve takva eğitimidir.

İbadet, tefekkür ve şükür mevsimi olarak ramazan ayı, bizleri sabır, kanaat ve ilahi takdire teslimiyet hususunda güçlü bir irade eğitimine tabi tutar. Bütün varlıklara karşı merhamet duygularının daha da güçlendiği, gönül dünyamızın hiçbir ayırım gözetmeksizin herkese açıldığı bu kutlu ay; iftarıyla paylaşmayı, sahuruyla bereketi, sadakalarıyla yardımlaşmayı ve dayanışmayı öğretir. İyilik ve infak bilinciyle bizleri yoksullara, yetimlere, kimsesizlere ve bütün ihtiyaç sahiplerine yararlı olacak davranışlara yöneltir. Yapılan iyiliklerin kat kat karşılık bulacağı inancıyla bizlere, hem Rabbimize ve kendimize hem de çevremize ve diğer insanlara karşı sorumluluklarımızı bir kez daha gözden geçirme, yaşantımızı muhasebe etme, arzu ve isteklerimizi sınırlama fırsatı verir. Nihayetinde bu ayda oruçlarımız, fitrelerimiz, zekatlarımız, sadakalarımız ve yapacağımız tüm iyilikler, Yüce Rabbimizin bizlere bahşettiği sayısız nimetlere karşılık bir şükür ifadesi olur. Dolayısıyla idrak etmekle büyük bir sevinç yaşadığımız bu bereket mevsimini hakkıyla değerlendirmenin gayreti içinde olmalıyız.”

Kur’an’la İrtibat Güçlendirilmeli

Göral, Ramazan ayının Kur’an’la ilişkiyi güçlendirmek için eşsiz bir fırsat olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bilmeliyiz ki ramazan ayı, öncelikle Kur’an ile ilişkimizi muhasebe ederek yeniden en güçlü şekilde tahkim etmek için eşsiz bir fırsattır. Bu ayda Kur’an’la irtibatımızı kuvvetlendirmeli, evde ailemizle beraber her fırsatta Kur’an okumalı, onu anlamaya gayret etmeli ve bunun için evlerimizde aile fertlerimizle birlikte dersler yapmalıyız. Onu hayatımıza tatbik etmeli ve onun ruhları diriltici etkisiyle hayatımızı yeniden tanzim etmeliyiz. Ramazandan elde edeceğimiz en büyük kazanç bu olacaktır. Bununla birlikte ramazan ayının rahmet, bereket ve mağfiret ikliminden en güzel şekilde faydalanmış olmak için orucumuzu ve diğer ibadetlerimizi Allah’ın rızasına uygun söz, tutum ve davranışlarla bütünleştirmemiz gerektiğini asla unutmamalıyız.”

Mazlumlar İçin Dua ve Dayanışma Çağrısı

Göral, mesajının sonunda İslam coğrafyasında yaşanan acılara dikkat çekerek şunları kaydetti:

“Bu mübarek mevsimin merhamet ikliminden istifade ederek başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan acıların, sistematik katliam, işkence ve tacizlerin son bulması için yüce Mevla’ya dua etmeliyiz. Dökülen kanın durması, yetim feryatlarının dinmesi, mazlumların gözyaşlarının silinmesi, bütün kardeşlerimizin bir an önce zulümlerden kurtulması için sözlü dualarımızı fiili dualarımızla desteklemeliyiz. Bu vesileyle aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ediyor; Ramazanın rahmet, bereket ve huzur ikliminden bütün insanlık olarak nasiplenebilmeyi Cenab-ı Mevla’dan niyaz ediyorum. Ramazan-ı şerifiniz mübarek olsun.”

 

 

müslüm göral, ramazan,oruç,ibadet