Türkiye'de kadınlar ereklerden daha uzun yaşıyor
Türkiye’de kadınların nüfustaki oranı yüzde 49,98 olurken, kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşadığı bildirildi.

Güncel 06.03.2026 10:40:22 Bu İçerik 65 kez görüntülendi.
.gif)
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan “İstatistiklerle Kadın, 2025” bültenine göre, Türkiye’de kadınların eğitim, istihdam, sağlık ve sosyal yaşam göstergelerinde önemli veriler ortaya konuldu.
Nüfusun yarısını kadınlar oluşturuyor
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 itibarıyla kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734, erkek nüfus ise 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Buna göre toplam nüfusun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini ise erkekler oluşturdu.
Yaş grupları incelendiğinde kadınların ileri yaşlarda daha fazla olduğu görüldü. Kadınların oranı 60-74 yaş grubunda yüzde 51,9’a yükselirken, 90 yaş ve üzeri grupta yüzde 69,7’ye çıktı.
Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyor
Hayat tablolarına göre Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde 78,1 yıl olarak hesaplandı. Bu süre kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde ise 75,5 yıl oldu. Böylece kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşadığı belirlendi.
Ancak doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde ise 58,9 yıl olarak hesaplandı.
Kadınların ortalama eğitim süresi 8,8 yıl
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl iken 2024 yılında 9,5 yıla yükseldi.
Bu süre kadınlarda 2011 yılında 6,4 yıl iken 2024 yılında 8,8 yıl oldu. Erkeklerde ise aynı dönemde 8,3 yıldan 10,2 yıla yükseldi.
En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 yaş ve üzeri kadınların oranı 2024 yılında yüzde 88,3 olurken erkeklerde bu oran yüzde 97,0 olarak kaydedildi.
Yükseköğretim mezunu kadınların oranı arttı
Yükseköğretim mezunu 25 yaş ve üzeri nüfusun oranı 2008’de yüzde 9,1 iken 2024 yılında yüzde 25,2’ye yükseldi.
Aynı dönemde yükseköğretim mezunu kadınların oranı yüzde 7,1’den yüzde 23,6’ya, erkeklerin oranı ise yüzde 11,2’den yüzde 26,8’e çıktı.
Kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 36,8
Hanehalkı İşgücü Araştırmasına göre 2024 yılında 15 yaş ve üzeri nüfusun işgücüne katılım oranı yüzde 54,2 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde ise yüzde 72,0 olarak gerçekleşti.
Eğitim seviyesi yükseldikçe kadınların işgücüne katılımının arttığı görüldü. Yükseköğretim mezunu kadınlarda işgücüne katılım oranı yüzde 68,7’ye ulaştı.
Kadın istihdamı erkeklerin yarısından az
2024 yılında istihdam oranı toplamda yüzde 49,5 olurken kadınlarda yüzde 32,5, erkeklerde ise yüzde 66,9 olarak hesaplandı.
Kadın istihdam oranının en yüksek olduğu bölge yüzde 39,3 ile Antalya, Isparta ve Burdur’u kapsayan TR61 bölgesi oldu. En düşük kadın istihdam oranı ise yüzde 20,9 ile Van, Muş, Bitlis ve Hakkari’nin bulunduğu TRB2 bölgesinde gerçekleşti.
Kadınların yarı zamanlı çalışma oranı daha yüksek
2024 yılında yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranı yüzde 12,1 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 18,3 iken erkeklerde yüzde 9,0 olarak kaydedildi.
Siyaset ve yönetimde kadın oranı artıyor
Kadın büyükelçi oranı 2011’de yüzde 11,9 iken 2025 yılında yüzde 28,4’e yükseldi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yılı sonu itibarıyla meclisteki 592 milletvekilinin 118’i kadın, 474’ü erkek oldu. Böylece kadın milletvekili oranı yüzde 19,9 olarak hesaplandı.
Üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı ise 2024 yılında yüzde 21,5 oldu.
Kadınların ortalama ilk evlenme yaşı 26
Evlenme istatistiklerine göre 2025 yılında kadınların ortalama ilk evlenme yaşı 26,0, erkeklerin ise 28,5 oldu.
Kadınlarda ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il 29,6 ile Tunceli olurken, en düşük olduğu il 23,7 ile Kilis olarak belirlendi.
Boşanmalarda velayet çoğunlukla anneye veriliyor
Boşanma istatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davalarında çocukların velayetinin yüzde 74,6’sı anneye, yüzde 25,4’ü ise babaya verildi.
Kadınların yüzde 30,1’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında
Yoksulluk ve yaşam koşulları verilerine göre 2025 yılında nüfusun yüzde 27,9’u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunurken, bu oran kadınlarda yüzde 30,1, erkeklerde ise yüzde 25,6 oldu.
Kadınların en fazla maruz kaldığı şiddet türü psikolojik şiddet
Kadına yönelik şiddet araştırmasına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalan kadınların yüzde 28,2’si psikolojik şiddet, yüzde 18,3’ü ekonomik şiddet, yüzde 12,8’i fiziksel şiddet, yüzde 10,9’u ısrarlı takip, yüzde 8,3’ü dijital şiddet ve yüzde 5,4’ü cinsel şiddet yaşadığını beyan etti.
Araştırmaya göre şiddete maruz kalan kadınların yüzde 39,5’i en fazla eş, eski eş veya birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığını belirtti.

%20kopya.jpg)
(1).gif)
.gif)


































