Evlilik Kader Mi (I)


 Prof.Dr. Hüseyin ÇELİK    03.07.2026 16:26:17  



“Evlilik kader mi?” Evleneceğim kimse kaderimde yazılmış mı?” şeklindeki soruyu sık sık duyarız.

Bu sorunun cevabına geçmeden önce “kader”in ne olduğunu doğru anlamamız gerekiyor.

Bizim kafamızda “kader” denildiğinde şöyle bir algı oluşmaktadır: “Allah, bizim başımıza gelecek her şeyi önceden yazmış. Onlar zamanı geldiğinde ortaya çıkacak. Onun için bizim çabalamamızın ve gayret göstermemizin bir anlamı yok.”

Böyle bir kader inancı kökten yanlıştır. Önce şunu ifade edelim; insanın başına gelen her şey kader midir? Evet! insanın başına gelen her şey kaderdir. Kaderin bir parçasıdır.

İnsanın başına gelen her şey kaderdir ama kader denildiğinde tek bir şey anlaşılmamalıdır. Kader kendi içerisinde iki kısma ayrılır. Birincisi insanın iradesine bağlı olan kader, diğeri ise insanın iradesine bağlı olmayan kaderdir.

Kader, hiçbir şeye karışmamak ve kişinin hakkında yazılanın gerçekleşmesini beklemek demek değildir. İslam’ın kabul ettiği kader inancı, bu şekildeki bir inanç değildir. Ama kader denildiğinde bizim anladığımız budur. İnsan iradesini tamamen yok sayan bir anlayıştır.

Doğan çocuğun cinsiyeti, içerisinde doğduğu aile yapısı, milleti, yaratılıştan sahip olmuş olduğu fiziki özellikler insanın elinde olmayan kader kısmına girer. Bunlardan dolayı kimse hesaba çekilmez. Veya bu özelliklerinden dolayı, Allah katında ayrıcalıklı bir konuma sahip olmadığı gibi bunlardan dolayı eleştirilmez.

İnsanın rızkını elde etmesi, çalışması, yemesi -içmesi, ibadetleri, gezmesi….gibi şeyler de iradeye bağlı kader kısmına girer. İnsan bunlardan dolayı hesaba çekilecektir. Hangi yollardan kazandığından, kazandığını nerelere harcadığından, zamanını neler ile geçirdiğinden hesaba çekilecektir. Bunların hepsi de kaderdir ama insanın sorumlu olduğu kaderdir.

İnsan yolda giderken bir araba gelip çarpsa ve ölse bu kaderdir. Ama iradesine bağlı kader olmadığı için insan bundan dolayı hesaba çekilmez. Fakat yolda giderken bir arabanın altına atlasa ve araba onu ezip öldürse bu da kaderdir ama insanın iradesine bağlı kaderdir. Ölümü iradesi sonucunda gerçekleştiği için bundan dolayı hesaba çekilecektir. Arabanın çarpması sonucu gerçekleşen ölüm, İrade dışı gerçekleştiği için normal bir ölüm kabul edilirken ikincisi intihar olarak kabul edilmektedir.

Hz. Ömer Şam’a gelir ama Şam’da veba salgını olduğunu öğrenince şehre girmekten vazgeçer ve geri dönmek ister. Bunun üzerine Ubeyde bin Cerrah: “Ya Ömer Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun?” demesi üzerine şu tarihi cevabı verir: “Allah’ın kaderinden Allah’ın kaderine kaçıyorum”

Burada Ubeyde bin Cerrah’ın kader anlayışı bizdeki yanlış kader anlayışına benzemektedir. “Sen şehre gir. Kaderin de var ise hastalık sana bulaşır. Kaderin de yoksa bulaşmaz” şeklinde anlıyor. Aslında bu yanlış bir anlayıştır. Hz. Ömer’in kader anlayışı ise İslam’ın kabul ettiği kader anlayışıdır.

Kader demek hiçbir şeye karışmamak demek değildir.

Kader demek sebeplere sarılmamak demek değildir.

Kader demek insan iradesini yok saymak demek değildir.

Kader demek insanın kendinden istenen her şeyi yerine getirmesi ve iradesini kullanması demektir.

Kader demek bir konuda yapılması gerekenleri yapmak demektir. Bütün sebepleri yerine getirdikten sonra sonuç farklı çıkarsa üzülmemektir.

Nedense insanlar dünyevi konularda hiç kader inancını gündeme getirmezlerken hep dini konularda kader inancının arkasına sığınmaktadırlar. Kaderimde var ise para kazanırım, kaderim de yoksa kazanmam demiyorlar. Parası çalındığında “ne yapalım kaderimizde bu malın gitmesi varmış. Hırsızın kaderinde de çalmak varmış. O da kaderine teslim oldu” demiyoruz. Fakat dini konular gündeme geldiğinde hemen kader inancını gündeme getiriyoruz. “Kaderimde olsaydı bunları yapardım” gibi gerekçeler ileri sürüyoruz.

Kader inancı, yanlış yapan kimselerin yanlışlarını paklayan bir inanç değildir. Kader inancı, yanlışlarımız için arkasına sığınabileceğimiz birer siper değildir. İnsanların yaptıkları ve başlarına gelen her şey kaderdir. Ama bu gelen şeyler insan iradesine bağlı ise insan bunlardan sorumludur ve hesaba çekilecektir. İradesini aşan şeyler ise kişi bunlardan sorumlu değil ve hesaba çekilmeyeceği kaderdir.

Kader konusundaki bu yanlış anlayışı düzettikten sonra evlilik konusuna geçebiliriz.

Evlilik kader mi?

Kader ise kaderin hangi kısmına girer?

Bu sorularımızın cevabını bir sonraki yazıya bırakalım.