KARMA EĞİTİM VE HAREMLİK-SELAMLIK (I)
Prof.Dr. Hüseyin ÇELİK 31.07.2026 12:14:01
Ne zaman karma eğitim (kız ve erkeklerin aynı sınıf ortamında eğitimlerine devam etmeleri) gündeme geldiğinde ilk akla Haremlik-Selamlık konusu gelir ve adeta kadınların eğitimi için bir engel olarak ileri sürülür.
Biz bu yazımızda karma eğitimin fayda ve zararlarını tartışacak değiliz. Bugüne kadar bu konu hakkında araştırmalar yapıldı ve farklı şeyler yazıldı, söylendi. Her ne zaman zorunlu karma eğitimden vazgeçilmesi gündeme geldiğinde tartışma konusu edilen haremlik-selamlık uygulamasını farklı boyutlarda ele alacağız. Konunu önemini ve dini dayanaklarını tartışacağız.
Haremlik-Selamlık başta evler olmak üzere mekanların erkekler ve kadınlar için ayrılmasıdır. Mekanların kadın ve erkeklere göre ayrılmasını ifade eden iki kavramdır. Kadınlar için ayrılmış özel bölüme harem veya haremlik, erkekler için ayrılmış bölüme ise selamlık denir.
Haremlik ve selamlığın dini dayanağı var mı? Veya bu hüküm bugün uygulanabilir mi? Yaşamış olduğumuz hayat ve içerisinde bulunduğumuz şartları göz önüne aldığımız da haremlik-selamlık ne kadar uygulanabilir? Hayatımızın her alanında uygulanması mümkün olmayan bu uygulamayı sadece eğitim alnında uygulamaya kalkmak ne kadar doğrudur?
Bu ve buna benzer soruları çoğaltmak mümkündür. Konunun bütün boyutlarını kısa bir yazıda ifade etmek çok zor olsa da ana hatlarıyla bazı önemli noktalara dikkat çekmek gerekir:
1. Her şeyden önce Allah’a iman ettiğini söyleyen bir kimse, Allah’ın hükümlerini tartışma konusu yapamaz. Onları kendi akıl süzgecinden geçirerek gerekli veya gereksiz diye ayrıma tabi tutamaz.
2.“Tamamı yapılmayan bir şeyin tamamı terk edilemez” diye bir kural vardır. İnsan bir hükmü hayatının tamamında uygulamaya gücü yetmez ise onu hayatının tamamından çıkarıp atamaz. Gücünün yettiği ölçüde onu yerine getirmekle sorumludur.
3. Allah, kadın ve erkeği farklı özellikte yaratmış ve her birine yaratılış özelliğine göre görev ve sorumluluklar vermiştir. Hayatın düzenli işleyişi bu hususa dikkat etmeye bağlıdır.
4. Haremlik-selamlık konusu da bu fıtratın, yaratılış özelliğinin sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Kadın ve erkeğin yaratılışları farklı olduğu gibi hayat içerisinde bulundukları konumlar da farklıdır. Allah, erkeğe daha ziyade dış hayata yönelik görev ve sorumluluklar yüklerken kadına ise iç hayata yönelik görev ve sorumluluklar yüklemiştir.
5. İslam, insanlar arası ilişkiye bir ölçü getirmiştir. Bir kişinin aile içerisindeki aile üyeleri ile ilişkisi ile aile dışındaki ilişkileri bir değildir. Bir kişinin eşi ile olan ilişkisi ile anne-babası ile olan ilişkisi farklıdır. Bu ilişkiler içerisinde yakında uzağa doğru bir seviye farkı vardır. Bu ilişkiler içerisinde en ileri boyutta olan karı-koca ilişkisidir ve Kur’an bu ilişkiyi “Onlar sizin için, siz de onlar için elbisesiniz” (Bakara: 187) şeklinde buyurarak beden-elbise ilişkisine benzetmektedir. Elbise ile beden arasında mahremiyet olmayacağı gibi kadın ile kocası arasında da mahremi olmayacağına dikkat çekmiştir. Yine kadının dışarı çıkarken başörtüsünü (Nur: 31) ve cilbâb(dış elbise)lerini (Ahzâb: 59) alarak dışarı çıkmasını emrederken aile içerisinde daha rahat bir örtünme şekli belirlemiştir. Sosyal hayatta giyinme şeklimizi belirlerken bu noktalara dikkat etmek gerekir.
Haremlik-selamlık konusuna bu ölçüler içerisinde bakmak gerekir. Allah kadın ve erkeği farklı fıtratta yaratmış ve yaratılış özelliklerine göre görev ve sorumluluklar yüklemiştir. Kadın ve erkek farklı vazifelere yönlendirilmiş olsalar da hayatın akışı içerisinde sık sık karşılaşmaları, bir araya gelmeleri kaçınılmazdır. İslam kadına daha ziyade evin içerisine yönelik vazifeler vermiş olsa da kadını evin içerisinde hapsetmemiştir. Onun sosyal hayata katılabileceği gerçeğini inkâr etmemiştir.
Kadınlar için başörtü ve cilbâb emrinin olması da durumun böyle olduğunu göstermektedir. Kadın, evinin içerisinde başını örtmekle sorumlu değildir. Veya cilbâb dediğimiz üzerine geniş bir elbise giymek zorunda değildir. Bunlar kadının evin içinde değil dışarıda yerine getireceği emirlerdir. Kadın dışarı çıkarken yapmak zorundadır. Eğer kadının dışarı çıkması olmasaydı başörtüsü ve cilbâb emirleri olmazdı.
Kadın uygun elbiseler ile farklı maksatlar için evinden dışarı çıkabilir. Hz. Peygamber (sas) döneminde de çıkarlardı. Hz. Peygamberin her çıktığı seferinde eşlerinden birisi de ona eşlik ederdi. Camiye namaza gelirler ve arka saflarda namaza dahil olurlardı. Mescitte toplanır ve Hz. Peygamber’in sohbetinden istifade ederlerdi. Hayatın her alanında farklı farklı görev ve sorumluluklar yüklenirlerdi. Bütün bu işleri yaparken şu iki noktayı asla göz ardı etmezlerdi:
- Yapacakları işlerin fıtratlarına uygunluğunu,
- Allah’ın bir emrini yaparken O’nun başka bir emrini çiğnememeyi.
Haremlik-selamlık konusunu da bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Kadın ve erkek yaratılışları gereği hayatın farklı noktalarında bulunabilirler. Görev ve sorumlulukları temelde farklı olsa da çoğu zaman aynı mekânı paylaşmak zorunda kalabilirler. Haremlik-selamlık, bu tür durumlarda nasıl hareket edilmesi gerektiğini öğreten en temel ilkelerden birisidir. Kadın ve erkeğe nasıl davranabileceğini öğretir. Ardaki ilişkiye ve iletişime bir seviye getirir. Kadın ve erkeğin başta iffet olmak üzere ahlaki değerlerini korumasını sağlar. Ailenin ve fertlerin mahremiyetini muhafaza eder. “Peygamber hanımlarından bir şey istediğinizde, onlar perde arkasında iken isteyin; bu sizin kalplerinizin de onların kalplerinin de temiz kalması için en uygunudur.” (Ahzâb: 53) ayet-i kerimesinde de buyrulduğu gibi kalplerin temiz kalmasını sağlar.
Haremlik-selamlık, kadını toplumun dışına itip, onu değersizleştirmek için getirilmiş bir hüküm değildir. Aksine son derece değerli ve temiz bir şekilde yaratılan kadın ve erkeğin değerini korumak için konulmuş hükümlerdir. Kadını eğitim hayatının dışına itmek için değil onu fıtratına uygun şekilde eğitmek için gelmiş emirdir. Hz. Peygamber döneminde uygulanıp bugün uygulamadan kalmış bir hüküm de değildir. İnsanın olduğu her yerde ve her zamanda uygulanabilecek bir uygulamadır. Haremlik-selamlığın temel gayesi başta kadınlar olmak üzere insanın onur ve iffetini korumak olduğu için insanın var olduğu her yerde ve her zamanda değerinden hiçbir şey kaybetmeyecek bir uygulamadır.
Haremlik-selamlığın öneminden biraz bahsettikten sonra konun dini dayanaklarını bir sonraki yazımıza bırakalım.

%20kopya.jpg)
.jpg)

.jpg)








