KADIN EVİNİN İŞİNİ YAPIP, ÇOCUĞUNA BAKMAK ZORUNDA MI


 Prof.Dr. Hüseyin ÇELİK    2026-10-02T11:18  



Aile yaşantısı hakkında sahip olduğumuz yanlışlardan birisi de “kadının evinin işini yapıp, çocuğuna bakmak zorunda” olup olmadığıdır. İslam’ın kadına tanıdığı haklar zikredilirken “kadın çocuğuna bakmak zorunda değildir. Evinin işlerini yapmak zorunda değildir” gibi cümleler duyarız.

Maalesef birçok konuda olduğu gibi bu konuda da yanlış bilgiler ile hareket etmekteyiz. Bu tür yanlış söylemler başta kadın olmak üzere aileyi korumadığı gibi büyük zararlar da verebilmektedir. Anne ve babayı yanlış yerlerde konumlandırmaktadır. Oysaki ailenin bütünlüğü ve devamı eşlerin doğru yerlerde durmalarıyla mümkündür.

Aile hayatı konusunda Kur’an ve sünnet bütün olarak değerlendirildiğinde, ailenin yükünün sadece erkeğe veya kadına yüklenmediğini görebiliriz. Aile birlikteliğinin devamı için kadın ve erkeğe farklı farklı görev ve sorumluluklar yüklenmiştir. “Hepiniz çobansınız; hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Devlet reisi de bir çobandır ve sürüsünden sorumludur. Erkek, ailesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Kadın, kocasının evinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Hizmetkâr, efendisinin malının çobanıdır; o da sürüsünden sorumludur. Netice itibariyle hepiniz çobansınız ve güttüğünüz sürüden sorumlusunuz.” (Buhârî, Nikâh: 81; Müslim, İmâret: 20) hadis-i şerifinde buyrulduğu gibi kadın ve erkeğe ayrı ayrı görev ve sorumluluk yüklenmiştir.

Erkek aileden sorumlu olduğu gibi kadın da hem evinden hem de çocuklarından sorumlu tutulmuştur. Hatta Arapça da ev hanımı kadınlar için “Rabbetü’l-Beyt” ifadesi kullanılır. Rab kelimesi; sahip, efendi, terbiye eden ve yetiştiren gibi anlamlara gelir. Rabbetü’l-Beyt denildiğinde “evin sahibi, evi tertip edip düzenleyen” gibi anlamlara gelir. Yani ev hanımı kadınlar için “Rabbetü’l-Beyt” gibi bir kavram kullanılırken dahi onların hangi işleri yapmaları gerektiğine vurgu yapılmıştır.

İslam’da çocukların yetiştirilmesi, terbiye edilmesi ve büyütülmesi ile ilgili olarak HİDÂNE görevi vardır. Çocuğun ruhen ve bedenen sağlıklı bir şekilde yetiştirilmesini ve eğitilmesini amaçlar. İslam hukukunda bu görev anneye verilmiştir. Hatta bu konu Fıkıh kitaplarında geniş bir şekilde ele alınmıştır. İslam hidâne görevini anneye verirken çocukların korunması ve nafakası gibi hususları da babaya yüklemiştir. Baba çocuğunu koruyup, onun nafakasını temin ederken anne de onun yetiştirilmesi ve terbiye edilmesi ile ilgilenecektir. Baba daha ziyade dışa dönük görev ve sorumluluklar ile yükümlü tutulurken anne evin içine yönelik ve çocukların terbiye edilmesi ile görevlendirilmişlerdir Adeta baba hem anneyi hem de çocuğu dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korurken anne de rahmet ve şefkatle çocuğunu bağrına basacaktır. Çocuk başta rahmet ve şefkat gibi birçok duyguları annesinden öğrenecektir. Baba çocuğu geleceğe fiziksel olarak hazırlarken anne duygusal olarak hazırlayacaktır.

Çocukların sağlıklı bir şekilde büyümeleri anne ve babaların görevlerini sağlıklı şekilde yapmalarıyla mümkün olacaktır. Onlardan biri görev yerini terk ettiğinde aile bütünlüğü zarar görecektir. Allah, kadın ve erkeği ayrı fıtratta yarattığı gibi fıtratlarına göre de sorumluluk alanları belirlemiştir. Kadın ve erkek birbirinin alternatifi değil bir bütünün iki parçasıdırlar.

İslam aile hayatının devamı için bütün görev ve sorumlulukları ne sadece erkeğe ne de sadece kadına yüklemiştir. Her ikisinin de görev ve sorumlulukları vardır. Kadın ve erkek birbirini tamamladığı gibi yüklenmiş oldukları görev ve sorumluluklar da birbirini tamalar. Erkek bir taraftan ailesini dışarıdan gelebilecek olumsuzluklardan korurken diğer taraftan onların nafakasını en temiz yollardan temin edecek. Kadın da bir taraftan evin içerisindeki düzeni tesis ederken diğer taraftan da çocuklarını en güzel şekilde terbiye ederek onları geleceğe hazırlayacak.